Gündem

Rüzgar ve Güneş Enerjisi, Doğal Gazı İlk Kez Geride Bıraktı

Analist Yazar 27 Haziran 2026 43 görüntülenme
Küresel enerji sektöründe tarihi bir eşik aşıldı. Nisan ayında rüzgar ve güneş enerjisi santralleri, dünya genelinde doğal gaz santrallerinden daha fazla elektrik üreterek enerji dönüşümünde önemli bir dönüm noktasına imza attı.
Rüzgar ve Güneş Enerjisi, Doğal Gazı İlk Kez Geride Bıraktı

Küresel enerji sektöründe tarihi bir eşik aşıldı. Nisan ayında rüzgar ve güneş enerjisi santralleri, dünya genelinde doğal gaz santrallerinden daha fazla elektrik üreterek enerji dönüşümünde önemli bir dönüm noktasına imza attı.

Verilere göre, nisan ayında rüzgar ve güneş enerjisinden elde edilen toplam elektrik üretimi 532 teravatsaate (TWh) ulaşırken, doğal gaz santrallerinin üretimi 477 teravatsaatte kaldı. Böylece iki yenilenebilir enerji kaynağı, tarihte ilk kez aylık bazda doğal gazı geride bırakmış oldu.

Güneş Enerjisi Büyümenin Lokomotifi Oldu

Uzmanlar, son yıllarda özellikle güneş enerjisindeki hızlı kapasite artışının bu değişimde belirleyici rol oynadığına dikkat çekiyor. Geçen yıl küresel ölçekte oluşan yeni elektrik talebinin yaklaşık dörtte üçü yalnızca güneş enerjisiyle karşılanırken, kalan bölümün büyük kısmı diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı.

Beş yıl önce ise tablo oldukça farklıydı. O dönemde doğal gazdan elde edilen elektrik üretimi, yenilenebilir enerjinin en güçlü dönemlerinde bile rüzgar ve güneş enerjisinin toplamının yaklaşık iki katı seviyesindeydi.

Kömür Liderliğini Koruyor

Rüzgar ve güneş enerjisinin doğal gazı geride bırakmasına rağmen küresel elektrik üretiminde en büyük payı kömür santralleri almaya devam ediyor. Dünya genelinde üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 35'i kömürden sağlanıyor.

Buna karşın özellikle Çin ve Hindistan gibi yüksek enerji tüketimine sahip ülkelerde kömür kullanımının sürmesiyle birlikte yenilenebilir enerji yatırımlarının da hız kazanması, enerji dönüşümünün ivme kazandığını gösteriyor.

Enerji Güvenliği Yenilenebilir Kaynakları Öne Çıkarıyor

Uzmanlara göre yenilenebilir enerji yatırımlarındaki artışın en önemli nedenlerinden biri enerji güvenliği. Orta Doğu'da yaşanan jeopolitik gelişmelerin petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) fiyatlarında oluşturduğu dalgalanmalar, ülkeleri yakıt maliyetlerine daha az bağımlı olan rüzgar ve güneş enerjisine yönlendiriyor.

Yenilenebilir enerji yatırımları yalnızca arz güvenliğini güçlendirmekle kalmıyor; hava kirliliğinin ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlarken, birçok ülkede maliyet açısından da kömür ve doğal gaz gibi fosil yakıtlara karşı rekabet avantajı sunuyor.

Benzer Rekorların Artması Bekleniyor

Uzmanlar, nisan ayında yaşanan gelişmenin tek seferlik bir rekor olmayacağını değerlendiriyor. Güneş enerjisindeki hızlı kapasite artışının sürmesiyle birlikte rüzgar ve güneş enerjisinin doğal gazı geride bıraktığı dönemlerin önümüzdeki yıllarda daha sık görülmesi beklenirken, ABD'de de bu iki yenilenebilir kaynağın ilerleyen süreçte kömürden üretilen elektriği aşacağı öngörülüyor.

Paylaş: